sesli sehir, sesli chat, sesli sohbet

Aylik arsiv: Nisan, 2011

30
Nis

Yılmaz Erdoğan Sebebim Derler Ya

Yılmaz Erdoğan Sebebim Derler Ya

Ölümüm senden olur
Bilinsin
Ne uçsuz bir kan akışı
Ne buğusu kadehte rakının,
Ela ve sonsuz bir teneşir uykusu
Gözlerinin ağlamaklı bebeğine…

Acemi zamanlar silinsin
Ölümüm senden olur
Bilinsin
Sen istesen aslında
Bütün kafiyeleri eskitirsin

Aklında kalmayacak aklım
Başka kollar başka sarılmalar
Ve her defasında alsancak
Platonik rutubet kokacak
Aklına bir fikir gelecek
Bir çift iri memenin kuşkusuna
Fidye vereceksin

Bütün iklimlerin feri silinsin
Ölümüm senden olur
Bilinsin

Gözlerin bir içim çaydı bizansta,
Gözlerin,
Ela teneşir uykularıma kapanan kırık pencere.. Devamini oku

Etiketler: derler, Erdoğan, şair, Şairler, Sebebim, sesli, siir, siirler, Yılmaz, yilmaz erdogan, Yılmaz Erdoğan Sebebim Derler Ya, yılmaz erdoğan şiiri, yılmaz erdoğan şiirler, yilmaz erdogan siirleri

30
Nis

Yılmaz Erdoğan Sevebilme İhtimali

Erdoğan, İhtimali, şair, Şairler, sesli, Sevebilme, siir, siirler, Yılmaz, yılmaz erdoğan, yılmaz erdoğan şiiri, yılmaz erdoğan şiirler, yılmaz erdoğan şiirleri

Yılmaz Erdoğan Sevebilme İhtimali

Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam…
Ben seninle bir gün Veyselkarani’de haşlama yeme ihtimalini sevdim.
İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
Ankara’da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
özlemeye başladım herkesi…
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..
Bizim Kemalettin Tuğcu’larımız vardı…
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı…
Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
solculuk oynamaya başladık..
Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla…
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
Türk Dil Kurumu’na inat bir Türkçeyle…
Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
Ankara’ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
Oysa Ankara’da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..
Ankara’ya usul usul kurşun yağıyordu..
Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi’ne gelebilme ihtimalini seviyordum.

Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

Yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
Muş ovasının yalancı maviliğini
Otobüs oluyordum bir süre
Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde
Otobüs oluyordum
Bir ülkeden bir iç ülkeye
Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.
Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
Korkuyordum
Sonra iniyordum otobüsten
Çarşıdan bizim eve giden, Devamini oku

Etiketler: Erdoğan, İhtimali, şair, Şairler, sesli, Sevebilme, siir, siirler, Yılmaz, yilmaz erdogan, yılmaz erdoğan şiiri, yılmaz erdoğan şiirler, yilmaz erdogan siirleri

30
Nis

Yılmaz Erdoğan Sevgilim Yoksa Sen Sevgilim Olmayabilirmisin

Erdoğan, Olmayabilirmisin, şair, Şairler, sesli, sevgilim, siir, siirler, Yılmaz, yılmaz erdoğan, yılmaz erdoğan şiiri, yılmaz erdoğan şiirler, yılmaz erdoğan şiirleri, Yoksa

Yılmaz Erdoğan Sevgilim Yoksa Sen Sevgilim Olmayabilirmisin

Hiç bir yerinde yok asaletin ibresi…
Sessinde kımaşmasında tensel bir büyünün atlasan ilibas ve kuytu bakışlı mavi gözleri…
Sanki hepimize bütün şiirleri hâlâ fısıldayan bir eski büyük şairmiş gibi…
aşk bir erken didişme bir sorgu sualmiş de mezbele ve yaralıymış eski yaraların yeniden kanamasından…
Hiç bir yerde yok asaletin ibresi…
Bir adamın yüzünde yada yalana çok benzeyen bir doğru sözünde belki…
Saçlarının çevreminde ıslak bir beyaz kadının yüksek rakımlı göllerin buzul saflığında ve kokusunda çiçeklerinin kanır eşin…
Elbet şiir olacak şairin tesellisi ve en kötüsü bile işe yarayacak aşklaşmaların…
Yazana değilse bile okuyana faydalı…
Bak aynı başına gelmiş adamın benim başima gelen o da üzülmüş aynı benim gibi benimki daha acıklı değil onunkinden fiyakalı değil onun acısı benimkinden…
Sade güzel olan kelimeler….sade kelimeler….kelimeler…
Sen aşka aşıksın müsaitsin gördüğünü abartmaya…
Biz olsa olsa bir müddet aşklaştık aşkın aşık olmadık…
Bir elim sana uzanır öteki berikinin zaten elinde…
Bırak yoluma gideyim bildiğimce…
Yabancısı olduğum birsey değil yabancılar…
Baktım yerlisi yabancısı aşağı yukarı hepsi benzer… erkekler…..
Eğer bir söz bir ses bekliyorsan bu adamdan…
İçinde hiç göndermek isteği bulunmayan bir ‘git’… lazımsa eğer…
İşte orda duruyor… ağzinin bir yerinde…
Almak istermisin dilini sokup aklımı…
Sana ait olan herşeyi bir nefeste…
Bir göz yumma anında…
Bir soğuk telefon konuşmasında…
Geri alabilirmisin…
Seni benden geri alabilirmisin…
Kovabilirmisin beni senden…
Sevgilim yoksa sen sevgilim olmayabilirmisin Devamini oku

Etiketler: Erdoğan, Olmayabilirmisin, şair, Şairler, sesli, sevgilim, siir, siirler, Yılmaz, yilmaz erdogan, yılmaz erdoğan şiiri, yılmaz erdoğan şiirler, yilmaz erdogan siirleri, Yoksa

2009 sesli chat, seslichat, sesli sohbet, seslisohbet, sesli, seslisehir, sesli sohbet siteleri | seslisehir.com - Web seslisehir

sesli chat sesli sohbet sesli chat siteleri sesli sohbet siteleri
Sitemap